’’ölümdür yaşanan tek başına,aşk iki kişiliktir ‘’
diye devam eden. Gerçekten de öyle;
şimdi ölümü yaşıyorum yokluğunda,
ölümde denmez beklide eğer yaşamak
nefes almaksa ben yaşıyorum,yaşamak hayatın tadına varmaksa,
ki öyle, sensiz öldüm bağışla beni,
cenazeme çelenkte getirme istemem,
ayrılık vaktinden önce gelmişse ölüme ne hacet,
bırakıp gittiğin aşk tekrar yaşanmayacak,
bir daha yaz gelmeyecek gönlüme hep
hazan yağmurları ıslatacak çatlamış dudaklarımı,
bir daha getirmeyecek poyraz gül kokunu,
hiçbir şey de seni hatırlatacak bir iz kalmayacak,
oysa adın hep dilimde olacak,seni unutmayacağım
kaybolan ahuların kıvrandığı su,
seni unutmayacağım ürkek ceylan bakışlım,
seni unutmayacağım,
gece yarılarında dinlediğim her türkü ay ışığında seni hatırlatacak,
titrek bir rüzgar esecek ismini heceleyerek,
ve sen olan bitenden habersiz kuş tüyü yastığında,
onca güzel düşler kurarak uyuyacaksın,
kabusları aldım baş ucuma ki rahat uyuyasın diye
lakin ben her düşümü senle kurardım,
her derde senle derman arardım,
kanayan yaralarımın ilacı sendin, şimdi bilmem!
Hangi derman kalmayan yüreklere su serpiyorsun,
hangi el tutuyor soğuk ellerini,
hangi dilden dinliyorsun yalancı aşk şiirlerini,
şairlerine inat okunanlarından,
benin şiirim asla okunmayacak güzelim,
ellerim hep soğuk kalacak, bir tutanım,
bir ısıtanım olmayacak
SENDEN BAŞKA...