|
|
 |
« : 09 Ekim 2008, 11:19:33 » |
|
Teskeresine bir nefes kalmıştı.
Askerden dönünce yatalak babasına bakacak anasına kol kanat gerecekti.
Adam gibi adam olacaktı yani.. Adam gibi adamlığı çok gördüler ona, adam olmayanlar...
Guguklu saat hainliğin kör vaktini gösteriyordu.Onlarca arslan parçası vatanı beklerken elleri tetikte, saçı kara, aklı kara, elleri kara, yüreği kapkara hainler kalleş planlarının hazırlığındaydılar.
Artık sözün tükendiği andı.
Ve birden ana kucağından uzaklarda bir yerlerde gök gürlemeye başladı.
Yağmur yağacak sandı kınalı kuzular.
Yağmadı...
Damlalar yerine bombalar düştü kara toprağın üzerine.
Analar bağrıştı, çocuklar kaçıştı...
Aradan uzunca bir süre geçti.
Ortalık süt limandı...
Hain pusudan kurtulanlar kader arkadaşlarını kımıltısız anıtlar gibi toprağa uzanmış görünce ecdadın gökten inerek o pak alnı öptüklerini anladılar.
Ve hummalı bir takibe koyuldular.
Kuzulardan ses gelmiyordu artık.
Mübarek kanları toprakla hemhal olduğu an yaradan onları yanına aldı.
Renklerin hepsi birden karaya çalındı.
...
Uzaklardan duyulan feryatlar bomba seslerini bastırıyordu.
Yüreklerini avuçlarının içine almış analar ağlıyordu...
Oysa daha demincek siperde sohbet ederlerken dönünce kuzusunu bağrına nasıl basacağından, yavuklusuna nasıl sarılacağından, her gun kavuşabilmek adına oğluna, sabahlara dek başını secdeden kaldırmayan anasına hasretle “gozun aydın olsun anam ben geldim “ diyeceğinden bahsedip duruyorlardı; biraz sonra başlarına düşecekleri ve gelecekleri bilmeden...
...
Dipten dibe çoğalan melal denizinde hüzün yüklü bulutlar vardı şimdi.
...
Dünyanın en güzel kuzularına , dünyanın en güzel anneleri uzaklardanda olsa bahar muştuları söyleyemeyecekti kuzum bana sağ salim dönsün diye dua edemeyecekti.
Çünkü bilmem kaç kuzucuk daha masum bakışlarla veda etmişti hayata...
...
Ve Kınalı kuzu geçte olsa emin ellerdeydi.
Ana kucağının sıcaklığını belkide son kez adam akıllı hissediyordu...
Anasının tek kuzusuydu o...
Ve anası onu tüm kötülüklerden koruyup kollamaya yemin etmişti...
Yeminler sözlerde kaldı.
Sözler mazide...
Ve o an bir ses yükselecekti al bayrağından altından.
" Hani beni koruyup kollayacaktın ana...
Hani hep yanımda olacaktın. Hani ağıtlar yerine türküler söyleyecektin.
Hani sen benim meleğimdin ana... Hani ana,hani.
Bak yüreğimden kan damlıyor.
Sana hasret gidiyorum.
Yağmurun altında unutulmuş çocuk gibiyim ana gel al beni...
Hani..
Hani nerdesin ana!
Diyecekti
Anası da
Ceylanım kekliğim kuzum diye
mehmedinin gül yüzünü okşayacak
Buradayım paşam buradayım aslanım
yanındayım
hep yanında olucam nefesim nefesin olacak
yeminini edecekti…
...
Ötelerde bir yerde
Üç aylık hamile Zeynep kadın
Yavuklusunun yanına gelip selamını verecek ve
AŞKIM, bak sana selam vermeye geldim bebeğimizle.
Üzülmüyorum şehit oldun diye.
Gurur duyuyorum seninle bak omuzlarım dik.
Aşkım...Aşkım...Aşkım...
diyecek ve Zeynebin gözyaşları, içinde vatan sevgisi olan herkesin yüreğine bomba gibi düşecekti
...
Günahsız gülücükler gidiyor bir bir uzaklarda.
Giderlerken öldüren bakışlarını bırakıyorlar
...
Kınalı kuzular Dualarımız, yüreğimiz gözyaşlarımız sizinle.
Siz buhur-u meryem çiçekleriyle çekip giderken sadece gözyaşı ve hüzün çevgeninde kalmak bizi avutmayacak.
Artık kanatlanan her kelebekte varsınız.
Yaradana yürüyen her kervanda...
Çisil çisil yağmurda varsınız.
Güle güle kuzucuklar…
Vatan size minnettardır.
|