|
|
 |
« Yanıtla #62 : 03 Aralık 2008, 01:34:23 » |
|
Saatlerdir nereye gideceğini bilmez bir halde yürüyordu. Beynin içinde sesler yankılanıp duruyordu. sesler git gide yükselmeye başladı durdu baktı bu seslerin kafasından gelmediğini anladı. öylece kalakaldı olduğu yerde. karşısında neye benzediğini bilmediği hiç görmediği birşeyle karşılaştı, zaten yorgun olan beyni algılamakta zorluk çekiyor karanlığında etkisiyle herşey birbirine karışıyordu. korkmaya başladı karşına çıkanın hareket etmemesi için dua ediyordu içinden, buz kesmişti her yanı ve kalbi yerinden fırlayacakmış gibi atmaya başlamıştı eliyle sol göğsüne bastırdı ve nefesini tuttu acaba şimdi ölecekmiyim diye düşündü araya bir anda telefon sesi karıştı. Sıçrayarak uyandı telefona uzandı arayan: patronuydu. hangisinin kabus oluğunu bir an kestiremedi. bugün pazartesiyde ve o işe geç kalmıştı üstelik çok önemli bir toplantıya katılması gerekiyordu. Bu onun hiç yapmadığı bişeydi. Bütün bir haftasonunu ağlayarak saçma sapan rüyalar görerek ve içerek geçirmişti üstelik toplantıyada hazırlanmayı unutmuştu. Nasıl olmuştuta bu denli dağılabilmişti hatırladıkça gözleri tekrar doluyordu. Banyosunu yapıp bir sade kahve içtikten sonra arabasına bindi trafik korkunçtu birden rüyasında gördüğü o sesi duymaya başladı hemen radyoyu açtı çalan şarkı dahada acıttı içini. Pop müziğinin kraliçesi olan o kadın yine en güsel sözlerle buluşturup müziği şöyle diyordu?
Unut beni de her yalan gibi unut O sevgiler ki yoktular onlar ümitlerimizdi Ne ümitler yaşlandı gel zaman git zaman Ayrıldığımızı unut yalnızlıklar zaten yalan Unut beni de her yalan gibi unut
ve yola devam etti tam işyerine vacaktı ki bir anda işe gitmek istemediğini düşündü ilk sapakdan geri döndü Kısa bir süre sonra yıllardır yanında çalıştığı patronuna bunu yapamayacağını aklından geçirdi ve vicdanının sesini dinleyerek,sert bir U dönüşü yapıp işyerinin yolunu tuttu. Patron onu kapıda karşıladı ve sordu: -Nerde kaldın evladım,seni çok merak ettik. O anda doğru karar verdiğine ve vicdanının sesine uyduğuna sevindi. -Sayın patronum. diye başladı söze.O dakika gerçeği söylemeyi çok isterdi ama bunu yapamadı lafı döndürdü dolandırdı ama bir türlü yapamadı gerçeği bir türlü yıllardır birlikte omuz omuza çalıştığı kendine bütün kariyer imkanlarını sunan hakkını asla ödeyemeyeceği patronuna söyleyemesdi. Ve söyleyemedi ağzından şunlar: -Ben böyle bir insan değildim,bana ne oldu anlayamadım.Dün yaptığım saçmalıkları düşündükçe kendimden iğreniyorum. dökülüverdi. Patronu Erhan Bey onu ilk kez bu şekile saçmalarken görüyordu dün pazardı ve onun ne yaptığı hakkında en ufak bir fikri bile yoktu. Sonra da içinden:''Gençtir,olur bazan.Ben de gençliğimde ne saçmalıklar yapmıştım, şimdi biraz gönlünü alayım,moral vereyim.''diye düşündü. Ve - Hadi sen bugün biras daha istirahat et anlaşılan haftasonun iyi geçmemiş dedi Evet,bu sözün ardından patronu tarafından çok sevildiğini bir kez daha anlayan Eda teşekkür ettikten sonra patronun yanından ayrılıp masasının başına geçti. Patronunun iyi niyetini suistimal edemezdi.Hemen toplantı için hazırlıklara başladı. ve bütün dikkatiyle toplantı evraklarını hazırladı. Büyük gün yarındı ve ne olursa olsun o toplantının baş kahramanı olmalıydı. bu sözün ardından patronu tarafından çok sevildiğini bir kez daha anlayan Eda teşekkür ettikten sonra patronun yanından ayrılıp masasının başına geçti. Patronunun iyi niyetini suistimal edemezdi.Hemen toplantı için hazırlıklara başladı. Hazırlıklara akşam eve gelince de devam etti. Hastalığının çaresinin ne olduğunu aslında bilmektedir Eda da bu hastalığını düşünmeyip yarın ki toplantıya odaklanmıştır. Ve erkenden uyumak için yatağa yönelir fakat kötü bir hafta sonunun da verdiği bi halsizlikle uykuya dalar. Bir müddet sonra,yine aynı sesler,aynı görüntülerle beyni zonklamaya başladı ve korku ile kan ter içinde uyanıp hızla yatağından fırladı. Hızla banyoya gitti ve yüzün yıkadı ayna da gördüğü bu yüz ne kadar uzaktı kendinden Öylece kaldı aynanın karşısında.''Allahım neler oluyor bana, bu ben miyim gerçekten.Artık kendimi tanıyamaz oldum.Bir an önce çaresine bakmam lazım.''Diye düşüncelere daldı,gözlerinden bir kaç damla yaş yanaklarının üstüne doğru süzülüverdi. Sildi yanaklarını,odaya döndü,daha çok erken di.Biraz daha uyumak için yatağına uzandı.Ama sabaha kadar bir daha uyuyamadı. Sabah kendine en çok yakıştırdığı takımını giydi saçlarını ve makyajını büyük bir özenle yaptı. Saate baktığında evden çıkmak için erken olduğunu anladı elindeki kahvesini udumlarken son kez evraklarını kontrol etti bugün toplantıda hiç bir şey eksik olmamalıydı Arabasına bindi iş yerinin yolunu tuttu.Yolda giderken dua etti.''Allahım,inşallah bir aksilik olmaz,bu gün şu toplantıyı başarı ile atlatırım''diye.. Hızlı adımlarla büroya çıktı.Hemen toplantı salonuna geçti.Oradaki hazırlıklarını da yaptı.Bir kaç dakika sonra Toplantı başlayacaktı. İlk önce satış temsilcileri geldiler.Daha sonra patron içeri girdi,yanında da daha önce hiç görmediği çok yakışıklı bir genç vardı. Herkes ayağa kalktı.Patron yerine oturmadan önce: -Arkadaşlar hepiniz hoşgeldiniz,size yeni müdürümüzü tanıştırayım.Suat Bey şirketimizin müdürü.Bu zamana kadar bu şirkette ben en yetkili kişi olarak bulundum.Bundan sonra Suat Bey benim sağ kolum.Eda hanım buyrun.Toplantıya başlayabilirsiniz. Eda,söze başlamak üzere dosyalarını açtı.Oturduğu sandalye sanki biraz sallanır gibi oldu. Ve bir anda gözleri karardı,oracığa yığılıverdi.. O gün Edanın karşısında görmeyi düşüneceği son insandı Suat.
Ne olduğunu anlamadan bayılıp kendini kaybeden Eda'ya hemen oradakiler müdahele etmeye çalıştılar ancak bir sonuç alamadılar.Ambulans çağırdılar. Hastahaneye kaldırılan Eda, bir müddet sonra kendine geldiğinde başında bekleyen iş arkadaşlarından Naciye'yi görünce çok duygulandı ve ağlamaya başladı. Naciye, Eda nın hayatında ters giden birşeyler olduğunu uzun zamndır farkındaydı ama oda diğerleri gibi Eda ve Suat arasında bir bağlantı kuramamıştı. Eda ya ısrarla ne olduğunu soruyordu Eda,açıklamak istemedi. Kendini iyi hissetmediğini ve birden gözleri kararıp yere yığıldığını,sonrasını hatırlamadığını söyledi.Naciye: -Suat Bey'i tanıyor muydun Edacığım ? diye sordu.
Naciye bu soruyu öylesine yöneltmişti ama Edanın suratından sorunun altında gizli bir şeyler olduğunu sezinledi. Soruyu duymazlıktan gelen Eda'ya bir kez daha yeniledi - Suat beyi daha önceden tanıyormusun die sordum Eda; - Şimdi bu konuda konuşmak istemiyorum.Daha sonra anlatırım,ne olur bu soruyu bana bir daha sorma. Önce hastalığım hakkında öğrenmem gerekenler var. Çünkü son günlerde hiç iyi değildim. Der ve doktor içeri girer.
eda yı asıl endişelendiren konu vücudun da oluşan morluklardı bunun için doktora gitti problemlerini anlattı tahliller oldu ve işte eda yı yıkan sonuç eda mds hastasıydı. Eda tır çarpmış gibi hissediyordu kendini böyle bir sonucu hiç düşünmemişti. Eda doktordan duyduklarının şokunu atlattıktan sonra ilk işi senelerdir en yakın arkadaşı olan serpi i aramak olur. Serpil'in her zaman Eda'nın hayatından bilgisi olmuştur tıpki Eda'nın da onun hayatından olduğu gibi. Eda Serpil'e tlf da pek bir şey bahsetmez buluşmalrı gerektiğini söyler ve akşam Edanın evinde buluşmak için okleşirler.
|