Herşey Varmış
Duyurular: Sitemize kendi alanında deneyimli moderatörler alınacaktır.
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. 08 Eylül 2008, 15:15:43


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Diyarbakır İlçeleri Bilgileri ve Tanıtımları  (Okunma Sayısı 2321 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
seda

CO ADMIN
*

Rep Gücü: 98
Karma: 21898



Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 13888


EMEGE SAYGIN OLSUN!!!!


Üyelik Bilgileri
« : 02 Ağustos 2007, 11:36:58 »

 

 

BİSMİL
        İlçe Basmıl Kabilesi adı altında, Urfa ve şimdiki Arak Mezopotamya yöresinden gelenler tarafından kurulmuştur.Bismil’de çıkan eski mezar taşları 250-400 yıllıktır. Halkının önemli bir kısmı da Türkmendir. Bunların bir kısmının Konya ve bir kısmının da Musul tarafından geldikleri söylenir.Önceleri köy durumunda olan Bismil, bir ara nahiye olmuş, Mermer ve Akpınar da buraya bagl...
[Bu mesajın devamını görebilmek için kayıt olun ya da giriş yapın]
Logged

Beni Çekemeyenler,Anten Taktırsın.....



Biz Bagımlılık Yaparız...
Ama Sigara Gibi Zarar Vermeyiz


CadılaR FaN CluB
Herşey Varmış
« : 02 Ağustos 2007, 11:36:58 »

mp3 dinle video resim seyret izle indir program yükle komik youtube download hikaye döküman oku nedir siir vidyo animasyon



 Logged
seda

CO ADMIN
*

Rep Gücü: 98
Karma: 21898



Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 13888


EMEGE SAYGIN OLSUN!!!!


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : 02 Ağustos 2007, 11:37:20 »

ÇINAR
        Eski adı Hanak pınar, daha sonra Akpınar olan bu ilçemiz Diyarbakır’a yakındır. Diyarbakır-Mardin karayolu bu ilçenin içinden geçer. Yakın zamana dek küçücük bir köy olan bu ilçe merkezi giderek büyümüş ve önemli bir yerleşim merkezi kimligine kavuşmak üzeredir. Çevresindeki geniş ovalarla ilin tahıl ambarı durumunda olan Çınar; göksu ırmagı yanındaki mesire yeri, şifalı Hızır Suyu, Pir İbrahim Magarası, Kale-i Zerzevan ve Mir Hıdır Kaleleri’yle bu önemini dahada artırıyor.
        Halk tarım ve hayvancılık yapar. Diyarbakır’a çok yakın olması ürünün degerlendirilmesini de kolaylaştırmaktadır.
       COGRAFİ KONUMU :
       Cografi yapı bakımından Çınar; iki bülüme ayrılır. Dogusu düz ve geniş bir ovalık, batısı ise daglık ve engebeli arazilerden oluşur. Diyarbakır’a 32 kilometre uzaklıkta olup, deniz seviyesindeki yüksekligi 660 metre, yüzölçümü ise 1952 kilometrekaredir. Çınar, kuzeybatıdan Diyarbakır il merkezi, batıdan Urfa’nın Siverek ilçesi, güney ve güneybatıdan Mardin ilnin Mazıdagıve Derik ilçeleriyle, dogudan Mardin’in Savur ilçesi ve il’e baglı Bismil ilçesi ile komşudur. Kikan adıyla tanınan çok gen,iş ve verimli bir ovaya sahip olan ilçede kışın kabarıp yazın kuruyan derelerden ayrı olarak önemli sayılabilecek akarsulardan Göksu Çayı vardır. Durgun su kaynakları olarak Ortaören ve Bozçalı köyü yakınındaki Beşpınar göletlerinden başka dogal olanları yoktur.
        TARİHÇESİ :
        Güneydogu Anadolu Bölgesinin, özellikle Diyarbakır’ın tarihi incelendiginde, buna koşut olarak ilçenin de bir çok eski uygarlıklara yerleşim merkezi oldugu görülecektir. Yer isimlerine göre tarih belirtme gerekirse, bunu kanıtlayacak köy ve yerleşim merkezi kalıntılarına rastlanır.
        İlçeye baglı Hur-hurik (Sırımkesen köyü) ile bu kötün batısına düşen ne Beneklitaş köyüne dogru geçit veren BESTAHURİYAN (Huriler Deresi) M.Ö. hüküm süren Hurri Devleti’nin bir yerleşim merkezi oldugu sanılıyor. Keza Asurlular zamanında TOŞHAN-TOŞHANA adıyla anılan bir şehir olduguda biliniyor. Bu şehrin, ilçenin kuzeydogusunda yer alan Altınakar köyü civarındaki Tavşantepe adı verilen bir höyük oldugu sanılıyor. Ayrıca ilçenin güneydogusu ile dogusunu kaplayan KİKAN ovasının da adını asur krallarından KİKİA’nın adından aldıgı tahmin edilmektedir. Bunlardan başka Karacadag’ın güney tarafı MAHAL MİTANAN (yani Mitanaların yeri veya yurdu) adını taşır ki, halk arasında Mahal Metina diye söylenir. Buradan hareketle bu yörenin de Mitannilere ait bir yerleşim merkezi oldugu söylenebilir.
        Tarihi süreç içinde Bölgemize Asurlular’dan sonra sırasıyla İskitler, Medler, Persler, Makedonyalı Büyük İskender, Selevkovlar, Romalılar ve Bizanslılar egemen olmuşlardır.
          Hz. Ömer döneminde İlçe, İslam egemenligine girmiş olup, Selçuklu Sultanı “Berkyaruk” zamanında Selçuklu hakimiyetine girmiştir.
         Cumhuriyet döneminde Çınar, 1937 yılına kadar Diyarbakır-Mardin karayolu üzerinde bulunan şirin bir köy olma özelligini koruyor. 23 Haziran 1937 yılında 3223 sayılı yasa ile ilçe haline dönüştürülüyor. Bu tarihe kadar Akpınar ve Hanakpınar olarak anılan yerleşim merkezi 1937 yılından sonra Çınar oluyor.
         İlçemizin geçmişini simgeleyen belli başlı tarihi eserler; Piribrahim Magarası, Kele-i Zerzevan ve Hıdır kalesi ile Güzelşeyh Kasrıdır.
        Cumhuriyet, Fatih, Gazi, Yeşil, Eski vee Yeni mahalle olmak üzere 6 mahalleden ibarettir. Ayrıca ilçeye baglı 75 köy, 82 mezra, 1 belde ve 9 adet kom vardır.  
 
 
 
Logged

Beni Çekemeyenler,Anten Taktırsın.....



Biz Bagımlılık Yaparız...
Ama Sigara Gibi Zarar Vermeyiz


CadılaR FaN CluB
Herşey Varmış
« Yanıtla #1 : 02 Ağustos 2007, 11:37:20 »

www.seyretvideo.net Video Seyret

 Logged
seda

CO ADMIN
*

Rep Gücü: 98
Karma: 21898



Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 13888


EMEGE SAYGIN OLSUN!!!!


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : 02 Ağustos 2007, 11:37:38 »

ÇERMİK
         Diyarbakır’ın kuzeybatısında bulunan Çermik, kaplıcaları ile tanınmış ünü tüm yurda yayılmış, güzel ve yemyeşil bir ilçemizdir. Dünyanın her tarafından insanlar şifa bulmak için bu kaplıcalara gelirler. İlçe de adını buradan almaktadır.(Çermik:Kaplıca)
       İlçe su bakımından çok zengindir.Göz ve sinek suları kasabanın topraklarını sular. İlçenin eski kalesi, AdaeddinCamii,Abdullah Paşa Medresesi, Haburman Köprüsü,efsanevi Gelin Dagı, Seyfullah Bey Hamamı ve Ali Dede çeşmesi ilk anda görülmesi gereken tarihi yerlerden birkaçıdır.Ayrıca bag ve bahçelerinin seyrinede doyum olmaz.
       İlçe merkezi ve çevresi çok engebelidir.Deniz’den yüksekligi 710 metreyi bulur.Halkı hayvancılık ve tarımla geçinir. Burada pamuk ve pirinç de yetişmektedir.Badem, yaş-kuru üzüm ;kıl,yag önemli geçim kaynaklarındandır. İlçede 200 dolayında dokuma tezgahı bulunmaktadır.
       Çermik önce Akkoyunlu Devleti’nin elinde bulunmuş, bu devlete uzun zaman baglı kaldıktan sonra, Safeviler tarafından işgal edilmiştir. 1436 yılı Aralık ayının sonuna kadar, Safeviler’in kükmü altında bulunan kasaba, bu tarihten itibaren Osman Ogulları tarafından zaptedilmiş ve idaresi ABDULAKDİR OGULLARI / MİRDASİ BEYLERİ hanedanlıgına irsi beylik şeklinde verilmiştir.
       İlçenin Safevilerin elinden alınmasında, çarpışan Osman Ogulları’nın kumandanı ve Kamah’ın ilk Osmanlı hakimi, Karaç’ın oglu “AHMET BEY’İN” emeginin çok oldugu, hatta kendisi tarafından zaptedildigi “KIRZI OGLU” tarafından teyit edilmiştir. Osmanlılar’ın, Çermik kasabasını işgalinden sonra kasabanın idaresi daima Osmanlılar’a baglı olarak devam etmiştir. Yine tarihi vesikalardan ögrenildigine göre; kasabanın son beylerinin “PİR ALİ BEY ile ŞAH ALİ BEY” kardeşler oldugu tespit edilmiştir.
        Tepe çukur, Saray, Kale Mahallesi olamak üzere 4 mahalleden ibarettir. Ayrıca 70 köy, 37 mezra, 1 kasaba bulunmaktadır. Merkez ilçeye olan uzaklıgı 92 kilometredir.
 
 
 
Logged

Beni Çekemeyenler,Anten Taktırsın.....



Biz Bagımlılık Yaparız...
Ama Sigara Gibi Zarar Vermeyiz


CadılaR FaN CluB
seda

CO ADMIN
*

Rep Gücü: 98
Karma: 21898



Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 13888


EMEGE SAYGIN OLSUN!!!!


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : 02 Ağustos 2007, 11:37:59 »

ÇÜNGÜŞ
İlimizin en yeni ilçelerinden olan Çüngüş, daglar arasına sıkışmış, bu tanımıyla “ekmegini taştan çıkaran” bir ilçemizdir. Şehrin tarihi çok eskidir. Çüngüş önceleri elazıg’a baglı iken 1934’de Diyarbakır’a baglanmış ve 1953’de de ilçe olmuştur. Halkı son derece çalışkan, konuksever ve yaratıcı olmakla tanınmıştır. O denli çalışkanlar ve çalışmayı öyle severlerki, artık Atasözü durumuna gelen şöyle bir tanımlama oluşmuştur:
       “Çüngüş’ün topalı Bagdat’a gider.”
        Gerçekten ülkenin her yanında bu çalışkan insanları bir şeyler yaparken, birşeyler yaratırken görmek mümkündür.
        Son zamanlarda yapılan Karakaya Barajı, Fırat’la birlikte bu ilçemize daha bir canlılık kazandırmıştır.
        KOMŞULARI :
       Dogusunda Diyarbakır ilinin Çermik, kuzeyinde Elazıg ilinin Madsen ve Sivrice, batısında Malatya ilinin Pötürge ilçesi ve Fırat nehri, güneyinde ise Fırat nehri ve Adıyaman ilinin Gerger ilçesi ile çevrelenmiştir. 489 kilometrekarelik bir alan üzerindeki ilçenin denizden yüksekligi 1149 metredir.
         COGRAFİ DURUMU :
        Çüngüş ilçesi Diyarbakır ilinin kuzeybatısında 38 derece, 13 dakika dugu boylamı ve 39 derece, 17 dakika kuzey pareleli arasıonda yer alır. Güney-Dogu Toros Dagları’nın güney eteginde, Fırat nehrine karışan Çüngüş Çayı üzerinde yer alan Hendek Vadisi’nde kurulmuştur.
        Etrafı daglarla çevrili olan Çüngüş’te, Karaoglan dag sıraları dikkat çeker.Zarga ve Püsküllü Dagları ise önemli yükseltileri oluşturur. En yüksek yere Karaoglan Dagları’na ulaşır ve bu yükseklik 2200 metreyi bulur. Bu durum Fırat kenarında 550 metreye kadar düşer. İlçe toprakları 2. ve 3. derece deprem kuşakları içinde kalmaktadır.
       İlçenin en önemli akarsuyu olan Çüngüş Çayı,Çüngüş Dagları’ndan dogar ve Fırat’a akar. Yer yer meşe ve ardıç ormanları ve çalılıklar dogal bir bitki yapısını oluşturur.
       Tarihçesi
         Daglık olması,verimli topraklarının olmaması ve ulaşım zolugu gibi nedenler Çüngüş’te yerleşim tarihinin eskilere gitmedigini vurgulamaktadır. Yörede ilk belirtilere göre 1040 yılında yöreye Türkmen boyları tarafından yapılan akınlar sırasında görülmeye başlamıştır.Özellikle 1071 den sonra bu akımlar daha da yogunlaşmıtır. 1085 Tarihinde Büyük Selçukluların hakimiyeti altına giren Çüngüş 1183 yılında Artukluların eline geçmiş ve Hindistan’a giden İpek Yolu güvenlik altına alınmıştır.
         Yöre Yavuz Sultan Selim zamanında Mısır Seferi sırasında Osmanlı İmparatorlugu sınırlarına girmiştir. 1596 yılında ilçeye atanan Mehmet Ali Paşa zamanında ilçe büyük gelişmeler kaydetmiştir. Dagınıklıgı ortadan kaldırarak toplu bir şehir görüntüsü vermiştir.
         Tarih öncesine ait eserlerden çok yeni ve yakın çaga ait eserlerin bulundugu Çüngüş ilçe merkezindeki eserler şunlardır:
         Tek Kale:Merkezdeki Cam-i Kebir Mahallesindedir. İlçe içinden geçen çayın kenarından yükselen 150 metre yüksekligindeki bir kaya üzerine kurulmuştur. Çevre ile baglantısı eskiden asma köprü tarafından saglanan bu kalenin günümüzde sadece su sarnıçları kalmıştır.
        Kilise ve Manastır: İlçe girişinin sagında yer alan manastır, 500 metrekarelik bir alana kurulmuştur. 15.yüzyıldan günümüze yıkıntı halinde bir ana bina ile eklentiler kalmıştır. Birbiri ile baglantısı iki kompleks görünümündedir.Tepe mahallesinde ve 12 metre yükseklikteki bir yapı olan kilise ise aynı şekilde iki ayrı yapıdan meydana gelmiştir.
        Köprü: Hindistan’a uzanan İpek Yolu üzerinde olması nedeniyle ulaşım konusunda çeşitli yapıların bulundugu Çüngüş’te kalan tek köprüdür. 1603 yılında Kapı Kıran Mehmet Ali Paşa tarafından yaptırılmıştır.Artuklular zamanından kalan köprü, Arnavutlardan kalan tek gözlü körüler tarzındadır.
         Ali Bey Camii: Mehmet Ali Paşa’nın oglu Ali Paşa tarafından yaptırılmıştır. Daha sonra 1757 tarihinde aynı soydan gelenlerce mimarisi ilave edilmiştir.
        Yukarı Camii:Zeynep Hatun tarafınadan 1880 yılında yaptırılmıştır. Cami-i Kebir Camii’nin ise kiliseden camiye dönüştürüldügü görülmektedir.
        Çüngüş Hamamı:Daha önce Kral Kızı’nın odası oldugu iddia edilen yere Mehmet Ali Paşa ahvadından olanlarca 17.yüzyılda yaptırılmıştır. Haç biçimi, dört eyvanlı ve köşe hücreli hamamlar planındandır.Ne varki eyvanlardan biri ile köşe hücrelerinden ikisi kaldırılarak sıcaklık havlet kısmı küçülmüştür.
        Merkezin ilçeye uzaklıgı 117 kilometredir. Camiisuk,Camiikebir ve Karşıyaka mahallelerinden oluşan ilçeye, ayrıca 37 köy ,32 mezra baglıdır.
 
 
Logged

Beni Çekemeyenler,Anten Taktırsın.....



Biz Bagımlılık Yaparız...
Ama Sigara Gibi Zarar Vermeyiz


CadılaR FaN CluB
seda

CO ADMIN
*

Rep Gücü: 98
Karma: 21898



Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 13888


EMEGE SAYGIN OLSUN!!!!


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : 02 Ağustos 2007, 11:38:29 »

DİCLE
           Büyük tarihi zenginlige sahip olan Dicle ilçemizde kaleler, köprüler, eski mezralar ve magaralar önemli tarih göstergeleridir.Yakın zamana dek Piran olarak tanınan ve halen de bu adı çok sık kullanılan ilçemiz bir ara resmi olarak Egil adını almış, halkın benimsemedigi bu isim daha sonra yeniden eski sahibine verilmiş ve ilçemiz kendi adını almıştır.
          İlçede Dıbni Köyü’ndeki han,köprü, ve Şemsi’lere ait kilise, Ekrek yakınındaki Oyukkaya mezarları, Bırdınç Köprüsü, Kral Kızı Taşı ve aynı kaya üzerindeki Efsane mezar ilk akla gelen yerleridir.
         Cografi Konumu:Merkeze 92 km uzaklıktadır. 975 kilometrekarelik bir alana yayılmış olan ilçe tograklarının büyük bir bölümü daglık ve ormanlıktır. Ovalar ise daglar arasına yerleşmiş küçük parçalar halindedir. İlçe’nin deniz seviyesinden yüksekligi 970 metredir. Arazinin %30 u meşe agaçları ile kaplı ve ormanlık yüzünden Diyarbakır’ın diger ilçelerine göre daha fazla yagmur almaktadır.
          Tarihçesi:
          Dicle ilçesinin tarihi üzerinde henüz bir araştırma yapılmamakla birlikte buranın asırlardan bu yana meskun olduguna işaret eden tarihi eserlere gerek merkezde gerekse köylerde sık sık rastlanmaktadır. İlçe merkezinde 1960 yılında yapılan bir kazıda, üzerine üzüm motifleri işlenmiş büyük taşlardan yapılmış sütun başlıkları, eski mezarlar bulunmuştur. Bunlardan başka ilçe merkezinin dayandıgı tepelerin üzerinde, yamaçlarında ve bazı köylerinde halen muntazam oda şeklini koruyan magaraların bulunması tarihi yerleşimi ispatlayıcı örneklerdir.
          Ekonomik Durum:
          Dicle’de sadece tarıma dayalı bir un fabrikasının dahi bulunmaması yüzünden ekonomik faaliyet gelişmemiştir.Merkezdeki ticarethaneler halkın alış-verişini karşılayacak ve ihtiyacını giderecek malları pazarlamaktan yoksundur.Ziraat makinelerinin tamir edildigi atelyeler, küçük birer aile ,işletmeleridir.Halk kendi ihtiyaçlarının dışındaki üretimin az bir kısmını ilçe merkezinde, büyük miktarını ise komşu ilçe olan Ergani’de pazarlamaktadır.İşyerlerinin olamaması nedeniyle çalışma hayatı gelişmemiştir.Bu yüzden çalışabilir durumdaki yetişkinler Diyarbakır ve Adana başta olmak üzere büyük illere gitmektedir.
          Baglarbaşı,Çelebi,Yeşiltepe,27Mayıs Mahallesi olmak üzere 4 mahalleden ibarettir.Kaygusuz Beldesine baglı Umut Mahallesi de vardır.Ayrıca ilçeye baglı 1 belde ve 35 köyde bulunmaktadır.
Logged

Beni Çekemeyenler,Anten Taktırsın.....



Biz Bagımlılık Yaparız...
Ama Sigara Gibi Zarar Vermeyiz


CadılaR FaN CluB
seda

CO ADMIN
*

Rep Gücü: 98
Karma: 21898



Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 13888


EMEGE SAYGIN OLSUN!!!!


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : 02 Ağustos 2007, 11:38:59 »

EGİL
            Köklü ve zengin bir geçmişe sahip olan Egil ilçesi tarih içinde de önemli bir yer işkal etmiştir. Asur Kalesi’nin adından çıkarılabilecegi gibi Asurllular’ın da ötesine uzanan bir geçmişi vardır. O kale ki kalıntıları bile turistleri büyülemeye yetebiliyor. Bunun yanında Asur Hükümdarlarına ait mezarla, Harun-i Esfa, Hazreti Hellak, Hazreti İlyas, Zülkifil Peygamber ve Hazreti Harun mezarları ilçe toprakları içindedir.
          Tarihçesi:
           Egil M.Ö. 2000 yıllarından beri önce Asurlulara ve daha sonra pek çok kavime yurtluk etmiştir. Yanları ve etekleri yontulup aşılmaz bir kayalık olan Egil Kalesi’ne çivi yazılı Asur yazıtları ile kabartmalardan anlaşıldıgına göre burası M.Ö.715-606 yılları arasında Romalılar tarafından ‘İngilene’ olarak anılıyor. Egil 1515 yılında I.Selim ‘in bu bölgeyi ele geçirmesi ile Osmanlıların topragı olmuştur.
          Cografi Konumu:
           İl merkezinin kuzeyinde, daglık bir arazide kurulmuştur.Kuzeyinden Dicle Nehiri geçmekte ve Dicle ilçesi bulunmaktadır. Ayrıca Ergani,Hani, ve Hazro ile de komşudur. Yüzölçümü 450 kilometrekaredir. Merkeze uzaklıgı 52km’dir.
          Tarım ve Hayvancılık: İlçede her çeşit tahıl sebze, kavun,incir ve üzüm yetiştirilmektedir.Özellikle bagcılık oldukça gelişmiş olup, yaş üzüm bölgenin önemli bir ihtiyacını karşılamaktadır. Bagcılıgın yanı sıra badem ve antepfıstıgı yörenin önemli geçim kaynaklarındandır. Ayrıca Dicle Nehri’nde balıkçılık yapılmaktadır.
          Egil’de her tür kümes ,küçük ve büyükbaş hayvan yetiştirilmektedir. Ayrıca ilçede odunculuk ta ugraşılan bir başka meslek dalıdır.Hazro ve diger yerlerden alınan agaçlar burada kesilir ve Diyarbakır’a gönderilir.
          Kale,Yenişehir,Gündoguran,Dere ve Çarıkören ilçenin mahalleleridir.
 
 
 
 
Logged

Beni Çekemeyenler,Anten Taktırsın.....



Biz Bagımlılık Yaparız...
Ama Sigara Gibi Zarar Vermeyiz


CadılaR FaN CluB
seda

CO ADMIN
*

Rep Gücü: 98
Karma: 21898



Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 13888


EMEGE SAYGIN OLSUN!!!!


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : 02 Ağustos 2007, 11:39:22 »

ERGANİ
 
           Ergani çok eski bir şehir olup kuruluş tarihi belli degildir. Yunus Peygamber’in kurdugu rivayet edilirse de bu söz esaslı bir kaynaga dayanmamaktadır. İlçeye 6km uzaklıkta bulunan Hilar şehri harabeleride yapılan bir kazıda M.Ö.7000 yılına varan kalıntılar çıkmıştır. Buna dayanarak Ergani’nin 9000 yıllık bir tarihi bulundugunu söyleyebilriz. Tarihte bölgenin ilk yerleşim yeri olan Ergani ilk zamanlardan bu yana Akranya ,Erkenin,Erkanikana,Yanari,Zülkarneyn ,Arsania,Urhana,Aşat isimleri ile anılmıştır.
          Yukarı mezopotamya’nın sayılı yerleşim birimlerinden biri de Ergani’dir. M.Ö.1220 tarihinde Büyük Eti İmparatorlugu dagılınca büyüklü küçüklü beyliklere ayrıldı. Asur Krallıgı devrinde Ergani Asur devletine baglı kendi başına egemen bir şehir olarak kalmıştır.
          İslamiyet döneminde Halife Osman zamanında Ergani, Elcezire’nin merkezi haline getirilen Harran’a baglandı. Kerbela olayından sonra bütün Elcezire gibi Ergani de Emevilere baglandı. Osmanlılar döneminde uzun zaman sancak beyligi olan Ergani, 1846 yılında sancak beyliginin Meden’e nakledilmesi üzerine nakliye merkezine dönüşmüştür.
          Şimdi Diyarbakır-Elazıg karayolu üzerinde bulunan ilçe, Dicle nehrinin sag kıyısına 10 km uzaklıkta ve 1526 m yüksekliginde bulunan yarı sönmüş volkanik Zülküfil Dagının, derin bir sel yatagına bakan güney dogu tarafı eteklerinde 955 m yükseklikte kurulmuştur.
          Şehrin en üst kısmında Yüce Meryem adını taşıyan Kargir ve Kubbeli bir kilise vardır. Mucize yaratan eski bir mabed oldugu rivayet edilir.Bunun dışında Kızılca köyünde Enüş Peygamber Mezarı,Zülküfil Peygamber Makamı hala önemini koruyan tarihi yerlerdendir.
         Halkının tarım,hayvancılık ve meyvecilik ile geçindigi Ergani’nin Kemaliye,Saray,Namık Kemal,Kemertaş,Şirinevler,Fevziçakmak,İsmetpaşa,Aziziye malleleri olmak üzere 8 mahallesi vardır.
 
 
 
Logged

Beni Çekemeyenler,Anten Taktırsın.....



Biz Bagımlılık Yaparız...
Ama Sigara Gibi Zarar Vermeyiz


CadılaR FaN CluB
seda

CO ADMIN
*

Rep Gücü: 98
Karma: 21898



Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 13888


EMEGE SAYGIN OLSUN!!!!


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : 02 Ağustos 2007, 11:39:38 »

HANİ
         TARİHÇESİ :
         Kuruluş tarihi çok eski olan Hani ilçesinin kuruluş tarihi kesin olarak bilinmektedir. Hani ile ilgili ilk bilgiler M.Ö. 8. Yüzyılda başlar. Urartu devleti ve Asurlular arasında önemli çatışmalara sahne oldugu bilinmektedir. Daha sonra Nirbi'lerin yerleşme merkezi olan Hani'nin tarihçesi Diyarbakır merkezinin tarihçesiyle koşut gitmiştir.1875'te Palo2ya baglı bir bucak olan Hani, daha sonra Lice'ye baglanmıştır.Hani'de Belediye 1878'de kurulmuştur.
        GENEL DURUM :
        M.Ö. 1280 yılında Asur Hükümdarı I. Salmanasar ile yaptıkları savaşta yenilerek dagılan Nirbi'lerin yerleşme merkezi olan Hani, Cumhuriyet döneminde Lice'ye baglı bir ilçede idi. Daha sonra gelişerek ilçe oldu.
        Denizden 1200 metre yüksekte, daglık bir bölgede olan Hani, Artuklulardan kalma hatuniye Medresesi Aynı-Kebir Su Kaynagı, Yasin Minaresi ve Cafer-i Tayyar Yatırı ile tarihi bir zenginlige sahiptir.
        Hani daglık bir bölgede kurulmuş olup, ilin küçük bir ilçesidir. Ancak Silvan'dan sonra nüfus yogunlugu en çok olan bir ilçedir. Kilometrekareye 63 kişi düşer. Ayrıca 100 km'ye ortalama 4 köy düşer. Köyler ilçenin kuzeyindeki küçük ova çevresinde toplanmıştır.
        Dışarıya sattıgı en önemli ürünler tahıl, pamuk, yaş ve kuru meyveler ile birlikte ayrıca ilçeden her yıl kereste satışı yapılmaktadır.
       Dicle Nehri Hani'ye 18 km. uzaklıktadır. Ayrıca nehirde bolca alabalık yetiştirilmektedir.
       TURİSTİK YERLERİ:
       Hatuniye Medresesi:Sancar Şahin ValidesiZeynep Hanım tarafından 13.yüzyılda yapıldıgı sanılmaktadır.
      Ulu Camii:Kesin olarak tarihi bilinmemekle beraber bir Selçuklu eseri olup,15.yy. da yapıldıgı sanılmaktadır.
      Aynkeris Şifalı Suyu:İlçe merkezinden 2km. mesafededir,sarılık hastalıgına iyi geldigi sanılmaktadır.Pekçok kişi ziyarete gelip yıkanmaktadır. Yıllık ziyaretçi sayısı 10.000 kişi dolayındadır.
      Koki Çayı Mesiresi:İlçe merkezinden 8km. mesafededir.Burada kaynayan suda bol miktarda alabalık bulunur.Saniyede 6m3 su akmaktadır.
      Aynkebir Havuzu:Aynkebir su havuzu Ulucami ile Hatuniye medresesi arasında bulunan büyük bir havuzdur.Bu su Hani Dagının eteklerinde kaynar ve 9 kemerli bentlerden çıkarak bir havuz oluşturur.havuza 7 gözden su akmaktadır.Akan su ile ilçenin tüm arazileri sulandırılmaktadır.Ayrıca su ile 8 adet su degirmeni çalıştırılmaktadır.M.Ö. 2000 yılında Hüriler tarafından yapılmıştır. Hani ilçesinin baglı oldugu Diyarbakır merkez ilçeye olan uzaklıgı 97 km dir.Merkez ,Çarşı,Derelli,Zirve mahallesi olmak üzere ilçe merkezi 4 mahalleden ibarettir.
Logged

Beni Çekemeyenler,Anten Taktırsın.....



Biz Bagımlılık Yaparız...
Ama Sigara Gibi Zarar Vermeyiz


CadılaR FaN CluB
seda

CO ADMIN
*

Rep Gücü: 98
Karma: 21898



Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 13888


EMEGE SAYGIN OLSUN!!!!


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : 02 Ağustos 2007, 11:40:03 »

HAZRO
GENEL DURUM:
         Silvan'ın kuzeybatısında ve yakın zamana kadar Silvan'ın bir bucagı olan Hazro ilçemiz son yıllarda giderek büyümektedir.Diyarbakır'la ilişkisini d.Bakır-Siirt şosesinden saglar. İlçede Tercil Kalesi,Şahabuddun ve Şapur
         Türbeleri ve Derebeyi Saray kalıntıları önemli tarihi zenginliklerdir.
         Bu tarihi zenginligi yanında bölgenin taşkömür ihtiyacını karşılayan önemli bir kömür bölgesi vardır.İlçenin çevresinde zengin petrol,demir ve kükürt yatakları bulunuyor.
          İlçenin köyleri daha çok ilçenin orta kesimindeki dag eteklerinde toplanmıştır.İlçe merkezi engebeli bir alanda Uzuncaeski Dagı eteginde kurulmuştur.Hazro belediyesi 1943'te kurulmuştur.
         TARİHÇESİ:
         Kuruluş tarihi çok eski olan Hazro'nun Asur tarihindeki adı "Hataro" idi. Daha sonra "Hacra " denilmeye başlanmıştır.Bugün "Hazro" şeklini almıştır.
        İlçe sınırları içinde yer alan Tercil Kalesi bir zamanlar bölgenin en önemli yeriydi. Diyarbakır Bölgesi Osmanlı Devletine katıldıgında Hazro,bu eyalete ait 24 sancaktan biriydi.1871 Diyarbekir Salnamesi'nde Hazro, Silvan'a baglı bir bucak olarak görünüyordu.1945'te ilçe olan Hazro için Şemseddin Sami şunları yazmıştır:
         "Diyarbakır İl Merkez Sancagı'nda, Silvan İlçesine baglı bucak merkezi,80 köyü olan bir bucaktır."
          Hazro Bucagı 1954'te ilçe olmuştur. Hazro ilçesinin baglı bulundugu Diyarbakır merkez ilçeye olan uzaklıgı 72km. dir
          İlçeye baglı 24 köy ve 36 mezrası mevcut olup.nahiyesi yoktur
Logged

Beni Çekemeyenler,Anten Taktırsın.....



Biz Bagımlılık Yaparız...
Ama Sigara Gibi Zarar Vermeyiz


CadılaR FaN CluB
seda

CO ADMIN
*

Rep Gücü: 98
Karma: 21898



Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 13888


EMEGE SAYGIN OLSUN!!!!


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : 02 Ağustos 2007, 11:40:26 »

KOCAKÖY
            Kocaköy'ün ne zaman kuruldugu bilinmemektedir. Bunu dogrudan ya da dolaylı olarak anlayabilecegimiz bir araştırmadan da haberdar degiliz. Esasen civardaki bazı buluntulardan yörede Kalkolitik Çagdan beri meskun yerlerin bulundugu anlaşılmaktadır. Pamukçay'ın seri Kaniyan/ Pınarlarbaşı "Karazlar Magaraları" mevkiinde 60-70 hanelik bir magara-köy kalıntısı, Kafiran ve Arduç kale/koruganları, Şaklat köyündeki kaya mezarları Anbar Vadisindeki haçar Köşkü, Kartalkaya ve Percere kralı mezarları, yine Anbar Vadisindeki oyma ahır, Karma Höyügü, Aşagı Höyük, Anbar köyündeki Müslüman ve Kafir höyükleri, Til Tapan ve Çatepe Höyükleri, Anbardaki kabartma ve oyma şekiller, Kortık ören yerleri, selam Magarası ve civarı, Kortık'taki bir Karain, bir beldibi olabilecek Uyuz Magara, bu görüşümüzü destekleyen tarihi ören yerleri arasında sayılabilir. Ancak ne yazık ki; sayılan bu yerlerin hiç birinde en ufak bir resmi araştırma yapılmamıştır. Dolayısıyla buralar çok hızlı tabiat ve insan tahribatına açıktır.
          Yörede Urartu, Hitit, Asur (Bırklyn Magarası'ndaki Assur Banipal steli), Karduk, İskit, Med, Pers, Makedon, Selevkos ve Roma-Bizans hakimiyeti yaşanmıştır. Emevi döneminden sonra Müslüman arap, Malazgirt'ten sonra ise aralıksız Türk hakimiyetinde olan yörenin tarihi, müstakil ve ayrntılı olarak araştırılmadıgından, genel tarihlerden takip edilebilecek bu dönemi burada uzatmak yersizdir.
         Malazgirtten sonar Selçuklu, İlhanlı, Artuklu, Mervanlı, Kara Koyunlu, Celayirli, Akkoyunlu ve Safavi hakimiyetlerini yaşayan yöre, bir arada Timur İmparatorlugu'na baglanmıştır. Nihayet 1514-1518 yılları arasında sürdürülen diplamasi ve antlaşmalarla Osmanlı İmparatorluguna katılmıştır.
        Kocaköy'ün 1860'larda Palu ilçesine baglı büyükçe bir köy oldugu bir tapu senedinden anlaşılıyor.
        I. Dünya savaşı ve Kurtuluş Savaşında 94 şehit veren kasabamız sonradan Lice ilçesine baglanmıştır.1972 yılında Merkez ilçeye baglanan, 6 Haziran 1976 tarihinde belediye teşkilatına kavuştu. 7 Eylül 19802de mahalle muhtarlıkları oluşruruldu. 12 Mart 1983'te elektrige kavuştu. Bugün şehirler arası ve milletler arası tam otomatik telefon santraline sahip olan kasaba, 20 Mayıs 1990 tarihinden itibaren, diyarbakır ilinin 13. İlçesi olarak, hayatının en parlak dönemine girmiş bulunmaktadır.
            Kocaköy ilçesi Diyarbakır şehir merkezinin kuzey-dogu'sunda olup, Diyarbakır-Bingöl karayolunun 65. kilometresinde kurulmuş bir yerleşim merkezidir. İlçe merkezinin; Kaya, Yenişehir, Şeyh şerafettin, Kokulupınar ve Şerifogulları isminde 5 mahallesi mebcuttur.1977 yılında belediye teşkilatına kavuştu. 1990 tarihinde de ilçe Statüsüne geçerek tarihinin en parlak dönemine girdi. 264.000 metrekarelik bir alana sahiptir.
            İlçeye 13 köy baglı olup, bu köylerinde 15 mezrasu mevcuttur. Özekli beldesinin; Pider Baba ve Yunus Emre isminde 2 mahallesi vardır.
 
 
 
Logged

Beni Çekemeyenler,Anten Taktırsın.....



Biz Bagımlılık Yaparız...
Ama Sigara Gibi Zarar Vermeyiz


CadılaR FaN CluB
seda

CO ADMIN
*

Rep Gücü: 98
Karma: 21898



Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 13888


EMEGE SAYGIN OLSUN!!!!


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : 02 Ağustos 2007, 11:40:44 »

KULP
          Kulp Diyarbakır'ın en uzak ilçesidir. Silvan'ın kuzeyinde yer alan bu ilçemiz kış aylarında uzun süre kar kar altında kalır. Volkanik ve birinci derecede deprem bölgesi olan sarp bir bölgede kurulan Kulp, eski bir yerleşim merkezidir. Ürettigi nefis ballarıyla tanınan Kulp, Kafrum Kalesi, Kanikan Magaraları, Kale-i Ulya, Ciksi Kalesi, Büyük Kaya, İmamı Gazali Türbesi ve çok eski oldugu sanılan Bahemdan Köyü gibi eski eserleriyle de geniş bir tarihi zenginlige sahiptir. Halk arıcılık, tarım ve hayvancılıkla geçinir.
          TARİHÇESİ :
          Çok eski bir ilçe merkezidir. 1540 tarihli tahrir defterinde Kulp'u Diyarbekir eyaletine baglı 11 Ocaktan biri olarak görmekteyiz. Daha eskilerde Muş vilayetine baglı kalmış, 1297 yılına dek Lice sancagına baglı bir bucak iken, aynı yıl ilçe haline gelmiştir. Eski adı Pasur idi. "Pa" baş anlamındaydı. Pasur'un anlamı da Başkale olarak anlaşılıyor. Kulp adı ise mahalli söylentilere göre vaktiyle Kafrom Kalesi'nde oturup, bölgeye egemen olup "KULPO" isimli bir derebeyinden kalmadır.
         Tarihin ilk çaglarında bu bölgeye Sümerler yerleşmiş, daha sonra bir süre de Etiler egemen olmuşlardır. Ardından konuklar ve Kimriler yerleşmişlerdir. Bölgede bu dönemden itibaren egemen olan Asurlular'ın egemenligi M.Ö. 606'da son bulunca önce Medler'in, sonra Persler'in eline geçmiştir. M.S. 226'da Romalılar'IN, 637 yılında ise Halid bin Velid tarafından işgal edilmiştir. Bir süre Cizre'ye, sonra Diyarbakır'a ve Silvan'a baglanmış, Şeyhogulları , Büveyhogulları, Mervanogulları eline geçmiş, 1515 yılında burayı Osmanogulları işgal etmiştir.
          Kulp ilçesinin baglı bulundugu Diyarbakır merkez ilçeye olan uzaklıgı 127 km. olup, yılın her mevsiminde ulaşım rahatlıkla saglanabilmektedir.
          Kulp ilçesi; Merkez, Yeni; Yeşilköy ve Tepecik Mahallelerinden oluşmaktadır. Bu mahallelerin muhtarlıkları da ayrı ayrıdır.
          Kulp ilçesi, ilçe merkezi haricinde bir belde (Agaçlı), 3 bucak (Agaçlı, Hamzalı, Aygün) 50 köy ve 89 mezradan oluşmaktadır. Ancak resmiyette yer almayan yerleşim birimi olarak 46 adet mezra bulunmaktadır.
Logged

Beni Çekemeyenler,Anten Taktırsın.....



Biz Bagımlılık Yaparız...
Ama Sigara Gibi Zarar Vermeyiz


CadılaR FaN CluB
seda

CO ADMIN
*

Rep Gücü: 98
Karma: 21898



Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 13888


EMEGE SAYGIN OLSUN!!!!


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #11 : 02 Ağustos 2007, 11:42:36 »

LİCE
          Diyarbakır'ın kuzeydogusunda olan Lice, önceleri yoldan yosun ve kenarda kalmış bir ilçeyken şimdi D.Bakır-Bingöl Karayoluyla günden güne hızla gelişmektedir. Çok eski bir yerleşim yeri olan Lice'de Belediye 1867 yılında kurulmuştur. Yenişehir yönünde güzel yapılaşma gelişmektedir.
         Lice, görkemli Birkleyn Magaraları, Çepe, Mele ve Atak kaleleri, Fis Ovası'ndaki Dakyanus Harabeleri, Eshab-ı Kehf Magarası, Artuklu Valisi Melik Adil'e ait Minare, Çeper Köyü'ndeki 4. Murat Kervansarayı, efsanevi Geyik Çobanı Şeyh Bilal Türbesi, Sıtmalılara iyi gelen (Kani Atan)Çeşmesi ve diger pek çok yeriyle ölmez bir turistik degere sahiptir.
        Halkı tarım ve hayvancılıkla geçinir. En çok tereyagı ve badem ihraç ederler.
 

         TARİHÇESİ :
         İlk tarihi bilgilere göre ilçenin bundan önce dört kez deprem felaketine ugradıgı anlaşılmaktadır.
         Şehrin bilinen ilk egemenleri Asurlular'dır. Daha sonra Urartular, İskitler, Medler, Persler, Mekedonyalı Büyük İskender, Partlar, Romalılar, Sasaniler, Akkoyunlular, Bizanslılar, Müslüman Araplar (Emeviler, Abbasiler) sırasıyla bu şehire egemen olmuşlardır.
          İlçe 1042 yılında Antak (Kabakkaya) merkezine baglı bir köydü. 1071 yılında Türklerin eline geçti. 1515 yılında da Osmanlı Egemenligine girdi. Antak merkezine baglı bir köy iken daha sonra İlçe Merkezi oldu. Diyarbakır sancagına baglandı. Bucak olarak da Hani, Lice'ye baglandı. 1900'de yayınlanan bir salname ile Keraz (Kocaköy) de bucak olarak buglandı. Bu durum 1924'e dek sürdü.
          6 Eylül 1975 yılında çogumuzun hatırladıgı korkunç depremden sonra şehir, daha eteklere yerleşti.
 
 
 
Logged

Beni Çekemeyenler,Anten Taktırsın.....



Biz Bagımlılık Yaparız...
Ama Sigara Gibi Zarar Vermeyiz


CadılaR FaN CluB
seda

CO ADMIN
*

Rep Gücü: 98
Karma: 21898



Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 13888


EMEGE SAYGIN OLSUN!!!!


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #12 : 02 Ağustos 2007, 11:43:24 »

SİLVAN
           Geçmişte Meyyafarikiyn, Mafarkin, mafyropolis adlarıyla bilinen ilçe, Asurlular zamanında kurulmuş, Ortagın önemli bir merkezi olmuştur.
         Söylenceye göre, Martiropolis'in, ilk kurucusu Marusu Layuta'dır. Bir Urartu dönemi kentidir. Bir başka söylence ise, bu kentin aslında bir Asur Yertleşim merkezi oldugunu ileri sürmektedir. Moltke ise, ilk önce Romalı komutan Lukullus sonra da Nero'nun komutanı Karbulo (Corbulo) döneminde ele geçirilen ve VII.yy. sonlarına degin önemini koruyan, Büyük Tigran'ın İÖ 80'lerde kurdugu Tigranokerta kentinin Mayyafarikin ile aynı kent oldugunu yazmaktadır. Silvanlı tarihçi İbn ül-Ezrak ise, Silvanlı piskopos Mar Maruthan'ın (Marusa) Bizans İmparatoru ve İran Hükümdarı Yezdigirt'ten aldıgı izinle Hristiyan şehitlerini bu yöreye gömerek bir kent kurdugundan ve kentin Martyropol (Şehitler Kenti) olarak adlandırıldıgından söz etmektedir. Kent, VI.yy'da Bizans İmparatoru Justinianus'ın en önemli askeri merkezlerinden biri durumundaydı.
          İslamiyet Dönemi'nde, Halife Ömer'in komutanlarından İyaz bin Ganem'ce alınan Meyyafarikin, sonraki dönemlerde Hamdaniler, Büveyhogulları ve Mervaniler'ce ele geçirildi. Kent, Artukogulları yönetiminden sonra 1260'a degin eyyubiler'inm elinde kaldı. 1241'de Mogullar'ın saldırısı sonucu yıkılan Meyyafarikin, Diyarbakır seferi sırasında Timur ordularının eline geçti. Şah İsmail yönetimindeyken Çaldıran yenilgisi sonunda Osmanlı egemenligine girdi.
         Şemseddin Sami Silvan'a ilişkin şunları yazmaktadır: "Diyarbekir İli, Merkez Sancagı'na baglı bir ilçe olup merkez kasabası Meyyafarikin'dir".
         GENEL BİLGİLER :
         Kuruluş tarihinin Diyarbakır kadar eski olan Meyyafarikin uygarlıgının beşigi olan Silvan'dayız şimdi. En büyük ilçemiz, şehir nüfusu kırsal nüfustan fazla olan tek ilçemiz, dünyanın önemli eserlerinden Malabadi Köprüsü, Silvan Kalesi, Kulfa Kapısı ve çeşitli tarihi camilerin sahibi ilçemiz tepeden tırnaga tarihle dolu bir güçlü abidedir.
        Diyarbakır-Siirt Karayolu üzerinde kurukudur. 1500 metreyi bulan Herbat Dagları Silvan'ın arkasındasır.
        Halkı tarımla geçinir. Tütün ve pirinci ünlü, özellikle tütünü çok degerlidir.
        İlçede köyler yol boyunda ve ilçenin orta kesiminde toplanmıştır. 100kilometrekareye ortalama 5 köy düşer. İlçede nüfus yogunlugu 70kişi/kilometrekare'dir. Ortalam köy nüfusu 712'dir.
       1-İlçenin Tarihi İle İlgili Kısa Bilgi:
        Silvan ilçesi eski medeniyetlerin yaşam sürdügü yörelerden birisidir. Yontma taş devrinden günümüze kadar bir çok milletler burada hükümran olmuştur.
       Sasaniler devrinde Romalılarla İranlılar arasında çıkan savaş sonucunda (M.S.) 387 yılında ölen hiristiyanların kemiklerinin Silvan'a gömülmesi neticesinde Bizanslılar'ın bu kente Şehit Kenti anlamında " Matripolus " adını verdikleri Osmanlı İmpararorlugu döneminde ise " Meryyafarikin " olarak isimlendirildigi bilinmektedir.
          İlçenin etrafı tarihi surlarla çevrilidir. İlçemizde Atatürk'ün ikamet ettigi Attatürk evi, Yatılı İlkögretim Bölge Okulu bahçesindeki saat kulesi, Malabadi köprüsü ve Selahattin Eyyubi Camii tarihi ve turistik eserlerimiz arasındadır.
         Silvan İlçesi batısında; Diyarbakır merkez ilçe ve Hazro, güneyinde; Bismil, Kuzeyinde; Lice ve Kulp ilçeleri, Dogusunda; Batman ili ile komşudur. Yüzölçümü1379 km. karedir. Arazi genellikle engebelidir. Albat dagları ova boyunca ilçeyi dogudan batıya keser. Batman çayından başka önemli bir akarsuyu yoktur. Ova kesimi tamamen çıplak, dag kesiminde ise yer yer meşe ve yabani meyve agaçları ile kaplıdır. İklim yazları sıcak ve kurak, kışları ise soguk ve yagışlıdır.
        Merkez ilçeye olan uzaklıgı, 82 km'dir. İlçede 11 mahalle bulunup adları şunlardır: Konak Mahallesi, Feridun Mahallesi, Tekel Mahallesi, Selahattin Mahallesi, Yenişehir Mahallesidir.
        İlçemize baglı 75 köy,82 mezra ve belde bulunmaktadır
Logged

Beni Çekemeyenler,Anten Taktırsın.....



Biz Bagımlılık Yaparız...
Ama Sigara Gibi Zarar Vermeyiz


CadılaR FaN CluB
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer: