Herşey Varmış Bu Sitede Herşey Var
Ana Sayfa Yardım Kimler Online İstatistikler Takvim Giriş Yap Kayıt

Herşey Varmış Bu Sitede Herşey Var > Yörelerimiz Benim Memleketim > Yörelerimiz Memleketimiz > Güneydoğu Anadolu Bölgesi > Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları
  Sayfa: 1 [2]
Cevap Ver Yeni Konu Yeni Anket
  Konu Adı: Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları Yanıtla #8 : 02 Ağustos 2007, 11:06:51
seda

CO ADMIN

*


Üye No : 71

Yaş : 25

Cinsiyet : Bayan

Nereden : AmErİkA:)

Konu Sayısı: 7125

Mesaj : 17151


Rep Gücü: 135
Karma: 33929



La Feta İlla Ali La Seyfe İlla Zülfikar
Üyelik Bilgileri
Online
Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları
« Yanıtla #8 : 02 Ağustos 2007, 11:06:51 »

VİRANŞEHİR
Viranşehir,   Sümer,   Hitit ve   Asurlular   döneminde  “TİLLA, TELLA, TİLLİ”   Romalılar   döneminde   “CONSTANTİNA” , İslam Uygarlığı döneminde ise ”TELL-MEVZELAHT, TEL-MEVZEN , TEL-MUZİN , TİLMUZ ve ÖRENŞEHİR “ isimlerini alan şehir,tarihte çok yıkılıp yakıldığı için şehre harap anlamına gelen “VİRAN” kelimesi eklenerek “VİRANŞEHİR”ismini almıştır.Uzun bir süre İlçe statüsünde kalan Viranşehir, kısa bir süre nahiye olduysa da,1908 yılında  tekrar İlçeye dönüştürülmüş ve 1924 yılından beri Şanlıurfa’ya bağlı bulunmaktadır
Eski bir Hitit şehri olan Viranşehir M.Ö.2750 yılından itibaren tarih sahnesinde yerini almıştır. İlçenin tarihi her ne kadar M.Ö.2500–3000 yıllarına kadar inmekteyse de çok verimli ovası ve bulunan yeni mezar taşları dikkate alındığında, ilçe tarihinin ilk insanların tarihine kadar uzanacağı tahmin edilmektedir. Viranşehir, tarihi ipek yolunun üzerinde yer alışı ve çok verimli bir ovaya sahip olması nedeniyle ticaret ve tarım alanında yukarı Mezopotamya’nın önemli bir merkezi olmuştur. Bu yüzden birçok saldırılara, istilalara maruz kalmıştır.
         M.Ö.1900 yıllarında Viranşehir’i bir Hitit şehri olarak görüyoruz. Hititler, bu şehri Asurilere bağlı beyliklerin elinden almıştır. Burası bir ara  Lidya Kralı Krezos’un idaresinde kaldı. Şehir M.Ö.4.asırda tekrar Hitit imparatorluğuna dahil edildi. Arzana adlı bir beyliğin hükümet merkezliğini de yapan Viranşehir, M.Ö.1115’te Asurluların eline geçti. Asurlular Sami kökenli bir milletten oluşmakta idi. Daha sonra Viranşehir, İranlıların egemenliğine girer (M.Ö.521-485). Makedonyalılar (M.Ö.336-323) ardından da Selefkosları  ve nihayetinde  Romalıları (M.Ö.173) Viranşehir’de görüyoruz.  Özetle şehir, milattan önceki tarihinde Hurri-Mitanni, Asur, Arami, Med, Pers, Keldani ve Roma (Bizans) medeniyetlerini gördü. M.S.623’ten sonra Viranşehir, İslam ordularının Komutanı Ganem tarafından fethedilir. Viranşehir, bir ara Hamdanilerin eline geçtiyse de (M.S.873) Abbasiler, Mü’tezit komutasında tekrar Viranşehir’i fetheder. (M.S.894) Melikşah zamanında Selçuklular Devletine bağlanan Viranşehir zaman zaman Bizans, Selçuklu, Arap, İran ve Artuklular arasında el değiştirmiştir. M.S.1071 ‘de Selçuklular, 1108’de Mardin Artukluları, 1202’de Musul Atabeyi Nurettin Zengi tarafından fetih edilir.
            13. yüzyılda Hülagular’ın işgali başlar (1258). 1367 yılı Artuklular’ı Viranşehir’de görüyoruz. 1400’de Timur, Viranşehir’i işgal eder ve Şehri taş üstünde taş kalmayacak şekle yıkar. Çünkü Timur tarihin en büyük katliamını burada yapmıştır. Viranşehir, daha sonra Akkoyunlu, Karakoyunlu, Arap ve İranlıların (Sasaniler) arasında el değiştirdikten sonra 1516 yılında Osmanlı egemenliği altına girmiştir.  Kanuni Sultan Süleyman zamanında şehir, (1535 ) Diyarbakır’a bağlı mutasarrıflık olarak yönetilmiştir. IV. Murat’ın Irakeyn seferini yaptığı sırada  buradan geçerken Eyyüp Peygamberin mezarını rüyasında görmesi üzerine padişah tarafından Eyyüp Peygamberin mezarı şimdiki Eyyüpnebi adı verilen Beldede bulduruldu. 1890 yılına kadar devam eder.Sultan II.Abdulhamid’in  tahta geçmesi ve IV.Ordu Komutanı Maraşal Zeki Paşa ve Valilerin aşiret reisleri ile kurdukları yakın ilişkiler sonucu 1890 yılından  itibaren “Hamidiye Alayları” kurulmaya başlamıştır.Viranşehir çevresinde önemli bir nüfusa sahip olan Milli aşireti reisi İbrahim Paşa  himayesindeki güçlerle Hamidiye alaylarına katılarak  Milli Aşireti  aşireti gönüllü olarak Balkan savaşlarına  katılmıştır.1919 yılına gelindiğinde Viranşehir’de bulunan ve Hamidiye Alaylarından oluşan IV.tümen Kafkas cephesine kaydırılmıştır.
Fransızların Urfa’nın işgalini fırsat bilen Milli Aşireti yeni kurulan TBMM ‘ne karşı isyan başlatmış, bu isyan 8 Haziran 1920 yılında Viranşehir’de bastırılmıştır.
 
VİRANŞEHİR!DEKİ TARİHİ YERLER VE TÜRBELER
 
Ortagonal roma tapınağı (Dikmeler)
İlçe Merkezinde bulunan bu tapınak eskiden sekiz dikme halinde iken bugün sadece bir dikme kalmıştır. Roma imparatoru Hadrianus’un Nil nehrinde boğulan sevgilisine hitaben yaptırmış olduğu rivayet edilen bir tapınaktır. Bazalt kesme taşları ile 14 ayak üzerine iki katlı olarak inşa edilen tapınak, Bizans döneminde kiliseye dönüştürülmüş, Timur’un şehri fethi sırasında harap edilmiştir.
 
Çemdin kalesi(Eski kale)
Viranşehir-Şanlıurfa Karayolunun, 25.Km’sinden yolun güneyine sapan stabilize yolun 9.Km’sin de bulunan Çemdin kalesi Romalılar tarafından inşa edilmiştir. Kale, konumundan dolayı birkaç kez el değiştirmiş ve çeşitli uygarlıklar tarafından genişletilerek restore edilmiştir. Bazı kaynaklarda bu kalede üç medeniyetin izleri bulunduğu ifade edilmektedir.
 
Kızlar Sarayı
Viranşehir-Şanlıurfa Karayolunun 29.Km’sinden güneye doğru 20 Km mesafededir. Kızlar sarayı tepelik bir yer olup kalkerli kayadan oluşur ve geniş bir alanı kaplamaktadır.Kaylıkların güney kısmında kalkerli kalsit taşlardan sarayın kalıntıları halen bulunmaktadır.Sarayın altında yer altı çarşısı bulunmakta olup kapısı ve havalandırmaları da mevcuttur.
 
Hanefiş(Akkese ) kilise ve Mağaraları
Viranşehir’in Kırlık Köyünden güneye doğru 6.km’de bulunur.Bu kilise ve mağaralar, dere ağzındaki kayaların  oyulmasıyla  yapılmıştır.Kilisenin  girişinde çeşitli hayvan kabartmaları bulunmaktadır.
 
Şemun Manastırı(Yolbilen Köyü)
Viranşehir’e bağlı Yolbilen Köyünün orta yolbilen (hafdamal) mezrasında köylülerin inşaat yapımı esnasında yaptıkları kazı sonucu tesadüfen ortaya çıkarılan ve M.S.873 yılında inşaa edildiği söylenen bu manastır, bazı  arkeologlarca dünyanın ikinci  büyük manastırı olarak kabul edilmektedir. Çeşitli mezarlar  ortaya çıkarıldı. Bu Manastırın bulunduğu çevrede çok sayıda mağara bulunmaktadır. Arkeologlarca bu alanda kazı çalışmaları yapılırsa bu manastır gibi tarihi öneme haiz daha bir çok eser ortaya çıkarılabileceği düşünülmektedir. Zaten manastırın bulunduğu köyün eski ismi olan “Hifdemal  “  kelimesi onyediev anlamına gelmektedir. Manastırın, Mardin'deki Deyrul zafaran manastırından iki kat  büyük, Antakya'daki manastırdan ise küçük olduğu Mardin'deki Süryani çevresi tarafından ifade edilmektedir. İlçe merkezine  3 km uzaklıktadır.
 
Eyyüpnebi Beldesi ve Türbeler
Viranşehir’in Kuzeybatısında olup, Viranşehir-Şanlıurfa Karayolunun  6. Km’ sinden kuzeye sapılarak 15 km’lik asfalt yol ile Eyyüpnebi Köyüne ulaşılır. Burada; Hz. Eyyüp Peygamberin ,  Hz. Rahime ve Hz. Elyassa Peygamberin türbeleri bulunmaktadır.
 
Eyyüpnebi Beldesi Ve Eyyüp Peygamber’ İn Türbesi
Viranşehir’in Kuzeybatısında olup, Viranşehir-Şanlıurfa Karayolunun 6. Km’ sinden kuzeye sapılarak 15 km’lik asfalt yol ile Eyyüpnebi Köyüne ulaşılır. Burada; Hz. Eyyüp Peygamberin, Hz. Rahime’nin ve Hz. Elyasse peygamberin türbeleri bulunmaktadır.  Bu köy Hz.   Eyyûb’un adı ile anılmaktadır Türbeler bakımsız ve harap halde iken 1992 yılında Şanlıurfa Valiliği tarafından başlatılan restorasyon çalışmaları ile türbeler ve çevresi tümüyle orijinalliği korunarak yeniden inşa edilmiştir. Bu türbeler Karayolu ile Hicaz’a giden hacıların tavaf ettiği kutsal türbelerdir. Bu kutsal mekânlar çevre il ve ilçelerden her gün, özellikle Cuma günleri ve bayram arifelerinde ziyaretçi akınına uğramaktadır. Şanlıurfa Valiliğince başlatılan ve Turizm Bakanlığınca desteklenen proje tamamlandığında önemli bir ziyaret ve uğrak yeri olacağı kesindir. Bu mekanların bulunduğu Eyyüpnebi Köy 1998 yılında belde haline getirilmiştir.
 
Hz.Eyyûb’un Türbesi
Eyyubnebi Köyünde camiinin güneydoğu köşesine 15-20 m mesafede olan makam. Buradaki makamın üzerine kubbeli bir bina yapılmış ve ziyaret edilmektedir. Özellikle Arife ve bayram günleri büyük ziyaretçi kalabalığı oluşmaktadır.
 
Hz.Rahime Türbesi
Eyyubnebi  Köyü höyüğünün kuzey-batı yönünde,höyüğe 50 m mesafedeki Makam  Hz.Eyyub’un hanımı  Hz. Rahime’nin türbesi olarak ziyaret edilmektedir.
 
Hz.Elyesa Türbesi
Hz.Eyyub Türbesinin güneybatısında köye 500 m kadar mesafedeki makam Hz.Elyesa türbesi olarak bilinmektedir. Hz.Eyyub’u ziyarete geldiğinde ona ulaşamadan o mevkide  vefat ettiği rivayet edilmektedir..
 
Hz Eyyup Peygamber Ve Viranşehir
Hz. Eyyüp(a.s) milattan önce 1263’te Şam ile Ramle arasında  dünyaya geldiği rivayet edilir. Hz. İshak’ın neslindendir. Hanımı Hz. Rahime ise Hz. Yusuf'un torunudur. Gençliğinde güzel huyu ve dürüstlüğü tartışılmazdı. Kutsal Kitaplarda övülen Allah’ın bizzat Vahyi ile şereflendirilen bu aziz peygamber de, diğer peygamberler gibi peygamberliğin merhamet, şefkat, mizaç misafirperverlik, cömertlik ve şükürle vasıflandırılmıştır.
Allah tarafından bir kula verilebilecek nimetlerin en büyüğüne nail olmuştur. Allah’u Teala Hz. Eyyub’e dedesi Hz. İshak’ın duası ve bereketi ile çok mal ve servet verdi. Sürülerle hayvanlar, bağlar, bahçeler ve çok evlat ihsan etti. O bu ihsanlara ibadetle karşılık verdi.
İblis kıskandı ve Allah’a: “Yarabbi! Eyyub'un ibadeti çoktur. Lakin hangi kul vardır ki sen bu kadar nimet veresinde ibadet etmemiş olsun. Beni onun malı üzerine musallat kıl; ta ki onun bütün malını helak edeyim. O zaman senin nimetine nasıl küfran edeceğini gör” dedi. Allah’ta “ya mel’un elinden ne gelirse işle” diye iblise ruhsat verdi. İblis evvela Eyyub'un malını helak etti. Eyyup sabır etti, sonra yine Allah’ın ruhsatıyla eyyub’un çocuklarına musallat olarak bulundukları evi başlarına yıkıp helak olmalarına sebep oldu. Hz. Eyyub yine sabır etti. iblis bu defa Eyyub’un şahsına musallat olmak istedi. Eyyub secdedeyken iblis yeraltından gelip ağzına üfledi. İblisin nefesi sabır peygamberinin bütün vücudunu ateş gibi yakıp kıpkırmızı etti. Hz. Eyyub’un başından gözlerinden dilinden ve yüreğinden başka sağlam bir yeri kalmadı. Büyük derde belaya düştü Eyyub yine sabır etti. Belası arttıkça sabrı da arttı. İblis son defa Hz.Eyyub’un hanımına da musallat olmak istedi yine muvaffak olamadı. Nihayet Eyyub peygambere iman etmiş olan üç kişi bir gün onu ziyarete geldiler. Ve dediler ki “eyyub ki bu kadar derde müptela oldu; bunca zamandır Allah’tan bir yardım ve merhamet yetişmedi. Öyle görünür ki Allah bundan vazgeçmiştir. Yoksa bela son bulurdu” dediler. Eyyub bunu işitince çok incindi, Allah’ın kendisinden vazgeçme ihtimali onu çok üzdü. Allah’a yalvardı Allah merhamet etti. Allah’u Teala ona “ayağını yere vur su çıksın” dedi. Eyyub ayağını yere vurdu, yerden latif bir su çıktı, onunla yıkandı ve o sudan içti sonuçta bütün dertlerinden kurtuldu.
İşte bu olayların geçtiği yer genel bir ittifakla Şanlıurfa il merkezi ve ilçemizin Eyyubnebi beldesidir.
·         Şanlıurfa il merkezinde  bulunan Hz. Eyyub Peygamberin çile çektiği mağara, Eyyub Peygamber makamı olarak ziyaret edilmektedir.
·         Sabır Peygamberi Hz. Eyyub’un mübarek türbesi ilçemize bağlı Eyyubnebi beldemizdedir.
·         Hz. Eyyub’un Hasta iken sırtını yasladığı küresel bazalt taş (bu taş sabır taşı olarak adlandırılır.) ilçemize bağlı Eyyubnebi beldemizdedir.
·         Hasta iken suyundan içtiği, suyu ile yıkandığı ve hastalıklardan Arileştiği(süt kuyusu olarak adlandırılır.) kuyu eyyubnebi beldemizdedir.
·         Zevcesi Hz. Rahime’nin türbesi Eyyubnebi beldemizdedir.
·         Oğlu Hamvel ve Bışır’ın türbeleri Eyyubnebi civarındaki Tılgören (yollarbaşı) köyündedir.
·         Eyyubnebi civarındaki Gırlavuk (Arısu) köyünde de Hz. Eyyub’un bir oğlunun türbesi bulunmaktadır.
 
Hz. Elyessa’ Peygamber
         Hz. Elyessa Şam tarafından yola çıkarak Allah’ın sevgili kulu olan sabır timsali Hz. Eyyub’u ziyaret etmeye gelir. Uzunca günler yaya olarak yol yürüdükten sonra Hz. Eyyub’un bulunduğu köye oldukça yaklaştığı sırada iblis insan kılığına girerek onun önüne çıkar ve  nereye gideceğini sorar. Hz. Elyessa Eyyüb  Peygamberi ziyaret etmeye gideceğini ve aylardır yol yürüdüğünü söyleyerek yolunun daha çok kalıp kalmadığını İblis’ten sorar. İblis” Bu halinle sen nere Eyyub Peygamberin bulunduğu köy nere? Geldiğin yol kadar yolun var der. Halbuki Hz. Elyessa Hz. Eyyub’un bulunduğu köye oldukça yaklaşmıştı.
Yorgun ve bitkin bir durumda olan Hz.Elyassa daha fazla yol gitmek için kendisinde takat bulamayınca Allah’a “Ya Rabbi! Ben yorgun ve bitkin bir durumdayım,emanetini benden al.” Diye dua eder.Elindeki asasını yere batırdıktan sonra Allah’ın rahmetine kavuşur.Yere batırmış olduğu asası türbesinin başında bir ağaç olarak yeşerir.  Hz. Elyessa’nın türbesinin bulunduğu yerdeki ağaç 1990 li yıllara kadar yaş iken sonradan kurumuş olup bu türbe restore edildikten sonra da ağacın bu kütüğü mezarın yanında muhafazaya alınmıştır. İşte Eyyubnebi beldemizde tepenin bir yamacında Hz. Eyyub diğer yamacında da onu ziyarete gelen Hz. Elyessa peygamberin mezarlarının birbirine anlamlı bakışlarını ve duruşlarını görüyoruz.  
Yukarıda bahsedilen bu mübarek türbeler,  IV.Murat’ın Irak seferini yaptığı sırada  “buradan geçerken Eyyüp Peygamberin mezarını rüyasında görmesi üzerine”padişah tarafından  Eyyüp Peygamberin  mezarı şimdiki Eyyüpnebi Beldemizde bulduruldu. 1992 yılında Şanlıurfa valiliği tarafından bu mübarek türbeler restore edilerek koruma altına alındı.
 
Tılgoran Köyü (Yollarbaşı )
Eyyubnebi Köyünün güneyinde 5 km mesafedeki höyüklü köy.Bu köy höyüğü ile tarihi bir köydür.Adı “mezarlar” höyüğü  anlamına gelmektedir.Höyüğün doğu yönünde ve hemen dibinde bir mezar mevcuttur.Bu makam,Hz.Eyyub’un oğlu Hamvel’ın mezarı olarak ziyaret edilmektedir.
 
Gırlavık Köyü
Eyyubnebi köyünün kuzeyine düşen bu köyde de Hz.Eyyub’un bir oğlunun mezarı olarak ziyaret edilen bir yer mevcuttur.
 
EKONOMİ
Viranşehir ekonomisinin temelini tarım ve hayvancılık oluşturmaktadır. Viranşehir’in geniş ve verimli bir ovaya sahip olması, tarım sektörünü geliştirmiş ve Karacadağ eteklerinde bulunan verimli meralar ise hayvancılığın gelişmesini sağlayarak İlçenin geçim kaynağını tarım ve hayvancılığa bağlamıştır. GAP projesinin etkisi ve arazi sahiplerinin sondaj kuyularını açması sonucu topraklarını sulamaya başlaması ile İlçe ekonomisinde bariz bir gelişme olmuştur. Bugün İlçedeki sürülebilen tarım arazilerinin yaklaşık % 60’ı sulu tarıma açılmış bulunmaktadır.  Sulu tarım alanlarının artması tarım alanlarındaki ürün deseninin değişmesini sağlamıştır. Özellikle endüstri bitkilerinden pamuk, son yıllarda ilçede yoğun bir şekilde tarımı yapılan bir ürün haline gelmiş ve İlçe ekonomisi adeta pamuk ile anılmaya başlamıştır. Bunun paralelinde de yetiştirilen bu ürünlerin işlenmesini sağlayacak sanayi kollarının da kurulmasına olanak sağlamıştır. Nitekim artan pamuk üretimi sonucunda son yıllarda ilçede çırçır-prese fabrikalarının sayısı hızla artmaktadır. Sulu tarımın gelişmesi tarıma dayalı sanayiinin gelişmesine olanaklar sağlamış, tarımsal ilaç ve kimyevi gübreye olan yoğun taleplerden dolayı tarımsal ilaç ve kimyevi gübre bayiliklerinin çoğalmasına ve iş imkânlarının artmasına neden olmuştur. Önceki yıllarda ilçeden Çukurova, Ege ve Karadeniz bölgelerine yoğun bir şekilde mevsimlik tarım işçisi göçü yaşanmakta iken, son yıllarda ilçeye çevre illerden mevsimlik tarım işçisi göçü olmaya başlamıştır.
İlçe ekonomisinin ikinci ayağını Ticaret oluşturmaktadır. İlçemizdeki ticaret genellikle Habur sınır kapısına dayalı olan mazot taşımacılığı ve pazarlaması şeklindedir. Habur Sınır kapısı kapandığında ilçede ticaret bariz bir şekilde sekteye uğramaktadır.
İlçede sulu tarımın yaygınlaşması ve mazot taşımacılığı nedeni ile ticarette canlanma meydana gelmiş ve  muhtelif sahalarda faaliyet gösteren ticari  işletme sayısı artmıştır.Halen İlçemizde 168’i şahıs,110’u Limited ,9’u Anonim şirket ve   9’ u kooperatif olmak üzere  toplam 296 ticari işletme faaliyet göstermektedir.
 
 
Logged

Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları  
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Online Film izle


GALATASARAY FUN CLUB
Forum Avrupa Baglanti



Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları sayfa 2 yükle Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları sayfa 2 indir Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları sayfa 2 mp3 Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları sayfa 2 müzik Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları sayfa 2 komik Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları sayfa 2 video Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları sayfa 2 download Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları sayfa 2 şifre Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları sayfa 2 tube Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları sayfa 2 sıcak Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları sayfa 2 bedava Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları sayfa 2 youtube Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları sayfa 2 vidyo izle Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları sayfa 2 seyret Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları sayfa 2 resim Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları sayfa 2 fıkra Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları sayfa 2 dinle Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları sayfa 2 online Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları sayfa 2 oyun

  Konu Adı: Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları Yanıtla #9 : 02 Ağustos 2007, 11:07:10
seda

CO ADMIN

*


Üye No : 71

Yaş : 25

Cinsiyet : Bayan

Nereden : AmErİkA:)

Konu Sayısı: 7125

Mesaj : 17151


Rep Gücü: 135
Karma: 33929



La Feta İlla Ali La Seyfe İlla Zülfikar
Üyelik Bilgileri
Online
Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları
« Yanıtla #9 : 02 Ağustos 2007, 11:07:10 »

SURUÇ
Tarihi
Eski çağların önemli ticaret yollarından biri, Harran’dan sonra buradan geçiyordu. M.O. ili. yüzyılda Urfa bölgesinde kurulan Osrhoene Eyaletinin önemli bir Şehri idi. Anthemusia veya Batnai adını taşıyordu. Latin kaynaklarında ilçenin adı Sororgia olarak geçer. Araplar tarafından Saruğ, Saruc ve Seruc olarak adlandırılmıştır. Adını Hz. İbrahim’in amcası Serug’dan almıştır. I. Seleukos Nikator tarafından M.O.302 yılında bölgemizde yeniden kurulan yerleşim yerleri arasında Suruç’ta bulunuyordu. 639 yılında Şam ordusu tarafından Urfa ve Harran’dan sonra ele geçirildi. 1517 yılında Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı topraklarına katılan Suruç, Osmanlı döneminde Halep vilayetinin Urfa sancağına bağlı iken, 1923 yılında Urfa’ ya bağlanarak ilçe haline getirilmiştir. İl merkezine uzaklığı 45 km’dir.
 
Mürşitpınar Köyü
(Mürşit Pınar Sınır Kapısı)
Suruç’un 18 km güneyinde Suriye sınırında yer alan bir yer alır. Mürşitpınar köyü, Suriye sınır kapısında yer alması ve Gaziantep- Kurtalan demiryolu üzerinde bir istasyon olmasından dolayı ticaret ve ulaşım açısından doğu-batı arasında bir bağlantı noktasıdır. Urfa’nın Akçakale ve Ceylanpınar’dan sonra Suriye topraklarına açılan diğer bir sınır kapısıdır. Ankara Antlaşmasıyla tren hattı sınır olarak kabul edildiğinden, ikiye bölünmüş, büyük bir kısmı Suriye topraklarında kalmıştır.
 
Ahmed-i Bican Camii
Suruç ilçe merkezinde ticari faaliyetlerin yapıldığı işyerleriyle çevrili durumdaki Cami, Yeni camii ile aynı avlu içindedir. İnşa kitabesi bulunmayan caminin 5 ramazan 1304/1882 yılında Kürkçü zade izzetli Ahmet Bican Efendi tarafından inşa ettirildiği söylenmektedir. Bu tarihi yapı “Suruç kaymakamlığı tarafından 1996 yılında büyük çapta onarılmıştır. Bu onarımda özgün yapısını kaybeden yapının; yedi basamakla çıkılan ve “Köşk Minare” denilen (Baldöken tipi minare) Minaresi silindirik kaide üzerine altıgen kesitli altı sütunun taşıdığı bir kubbe ile örtülüdür.


EKONOMİ
 
         Suruç ekonomisi, daha çok tarıma dayalıdır. Gap devreye girmeden önce Suruç köylüleri kendi imkânları ile kazdıkları kuyular ile sulu tarıma diğer ilçelere göre önce geçmişlerdir. Daha çok pamuk ekimi yapılan Suruç Ovası’nda Gap’la birlikte tarım deseninde çeşitlemeler meydana gelmiştir. Tarım ürünlerinin artması ile birlikte tarıma dayalı sanayi de gelişmeler görülmektedir.
Logged

Şanlıurfa İlçeleri Bilgiler ve Tanıtımları  
Linki Görebilmek İçin Üye Ol veya Giriş Yap
Online Film izle


GALATASARAY FUN CLUB
  Sayfa: 1 [2]
Cevap Ver Yeni Konu Yeni Anket
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  


Powered by SMF 1.1.7 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks

izlesene youtube | Modifiye By Atalay Herşey Varmış





Yükleniyor...